24 Ocak 2017 Salı

Kalın derili burunlar

kalın derili burunlarda burun estetiği


Burun ameliyatı ülkemizde en sık yapılan estetik ameliyat. Ülkemizde bu konuda talep çok. Her sosyal sınıftan insan bilhassa da gençler bu ameliyatı yaptırmak amacıyla başvuruda bulunuyorlar. Burun estetiği ülkemizde plastik cerrahi uzmanları ve kulak burun boğaz uzmanları tarafından yapılıyor. Başvurduğunuz her hastanede bu ameliyatı yapan birilerini bulabilirsiniz. Talep çok olunca yapan da çok oluyor demek ki.

Bütün bu anlattıklarımın yanında burun estetiği hem en mutlu eden hem de en mutsuz eden estetik ameliyat. Bu ameliyatı olup çevresi çok değişen ve mutlu olup bunu bütün hayatına yansıtabilen bir çok insan var. Bu sonuçlar bizleri de çok mutlu ediyor tabiki. Bu sonuca bazı burunlarda erişmek oldukça kolay. Yüzün diğer yapıları oldukça orantılı, deri ince ve burun uzun değilse başarılı bir burun estetiğinin iyi olmama şansı düşüktür. Bu durum bizleri de bazen aldatır. Bu tip burunlardan çok diğerlerini kabul edilebilir hale getirmek bizi mutlu etmeli aslında. Ne kadar çok burun ameliyatı yapsanız da bir başkasında farklı bir problem ile karşılaşmamız her zaman olasıdır. Laf aramızda sektörde burun ameliyatı için herkesi kabul etmeyen bir çok hekim var. Aslında bu pek de yanlış bir durum değil. Ama başarı, her burnu yapabilmektedir kanımca.

Burun ameliyatını ikinci kez olan sayısı da az değil. Bunun çok çeşitli nedenleri var. Bazen doktor, bazen hasta kaynaklı olabiliyor bu nedenler. Hatta bir aralar zor burunlar ile ilgili bir yazı yazdım. Bu yazı yüzünden beni hala arayıp olduğu ameliyatı değerlendirmemi isteyen çok hasta var.

Birden fazla burun estetiği talebi neden oluyor ?


  1. İlk ameliyat sırasında problem yaşanmış olabilir.
  2. Ameliyat sonrasında erken dönemde travma oluşmuş olabilir.
  3. Burun her aynaya baktığımızda gördüğümüz bir yapı, onu devamlı elimizde olmadan inceliyor olabiliriz. Ya da malum çevremizin yorumları bitmek bilmiyor olabilir.
  4. Üzgünüm bunu söylemek zorundayım, kendini beğenmemezlik hastalığına sahip bir çok insan var. Bu, burundaki problemler düzeltilirse de devam eden ruhsal bir durum. 

Burunlar içinde en problemli olanları da kalın derili olanları. Ameliyat sonrası iyileşmesi daha çok zaman alan ve şişlikleri inene dek insanı çok meşgul eden bu burunlar. Oysa herkesin tahmin etmesi kolay olmalı, bir sivilcenin bile izinin iyileşmesi zaman almaktadır. Ama sabırsızız, hemen sonuç göreceğiz. Ayşe'nin ki Fatma'nın ki hemen belli oldu. Ama Ayşe başka, sen başka, Fatma başka.

Kalın derili burunları 4 sınıfta toplayabiliriz.


  1. Deri altı dokusu kalın burunlar
  2. Derisi kalın, kıkırdakları normal kalınlıkta burunlar
  3. Derisi kalın, kıkırdakları ince burunlar
  4. Derisi kalın ve yüze göre uzun burunlar

1. Deri altı dokusu kalın burunlar

Bu tip burunlarda, kıkırdak kalınlığı çok ince değilse, bu yağlı dokunun uzaklaştırılmasıyla buruna istenilen şekil verilebilir. İnce derili burunlara benzer iyileşme süreci görünür. Kısa süre de nihai şekil belli olur.

2. Derisi kalın, kıkırdakları normal kalınlıkta burunlar

Derinin kalın olması iyileşme süresinin uzamasına ve altta kıkırdak kemik yapıda yapılan onarımların dışarıya aynı ölçüde yansımamasına yol açan bir durumdur. Eğer kıkırdaklar kalınsa bu sıkıntı bir ölçüde aşılabilir. Bu tip burunların kıkırdak yapısını küçültmekten çok belirginleştirmek gerekir. Böylece oluşan şekil deriyi yeterli kadar gererek dışarıdan da görülebilir. İyileşme süresi uzundur. Masajların düzenli tatbiki gerekir.

3. Derisi kalın, kıkırdakları ince burunlar

Bu tip burunlara en şanssız burunlar diyebiliriz. Genellikle bu kişilerde ancak kaburga kıkırdağı gibi dışarıdan konulacak kıkırdaklar ile daha iyi şekil elde edilebilir. Bu da ilk kez burun ameliyatı yaptıracak bir kişinin tercihi olmuyor tabiki. Bu durumda belki hiç ameliyat olmamak daha uygun olur.

4. Derisi kalın ve yüze göre uzun burunlar

Büyük burun, yüzü küçük, zayıf kişileri çok rahatsız eden bir durumdur. Derisi ince olan kişilerde burnu kısaltmaya yönelik girişimler, çoğunlukla aşırı orantısız bir burun olmadığı sürece olumlu sonuç verirken, deri kalın ise bu derinin küçülmesi pek de mümkün olmaz. Deriyi, açık burun estetiği yaptığımızda, burun delikleri seviyesinden kısaltmamız mümkündür. O da belli ölçüde oluyor. Bu nedenle burun şeklini onarmaya yönelik işlemlere ağırlık verip burun uzunluğunu biraz da kabul etmek gerekiyor. Çünkü bu uzunluk çok azaltılırsa bu sefer de deri top şeklinde toplanıyor. Bu da burnu olduğundan daha da büyük gösteriyor.

17 Ocak 2017 Salı

Meme Dikleştirme

meme dikleştirme ameliyatı


Her kadın sağlıklı ve dik memelere sahip olmak ister. Genelde doğum, bebek emzirme, hızlı kilo alımları sonucu oluşan meme sarkması kadınların korkulu rüyasıdır. Bebeklerin emzirilmeye başlanmasıyla hacim olarak büyüyen memeler, bebeklerin sütten kesilmesiyle birlikte atrofiye uğramakta ve doğal olarak sarkmaya başlamaktadır.Yine hızlı kilo alıp veren bayanlarda fazla kilolar verildikten sonra meme dokusu da küçülüp sarkmaktadır.


Memenin sarktığı nasıl anlaşılır ?


Sarkmanın olup olmadığının veya sarkmanın derecesini anlamanın tek ve yegane yolu ayakta duran kişide meme başının nereyi gösterdiğidir. Aşağı ve yukarı yönü gösteren meme uçları sarkmış bir memeyi işaret etmektedir. Meme Sarkmaları hafif, orta ve ileri olmak üzere 3'e ayrılmaktadır.
Eğer sarkıklık meme altı çizgisinin :
1 cm ve daha az altındaysa hafif sarkma
1-3 cm aralığında ise orta sarkma
3 cm den daha fazla ise ileri derece sarkma olarak adlandırılmaktadır.


Meme sarkması engellenebilir mi ?



Hayatta bazı şeyler engellenemiyor, hamilelik, ileri yaş gibi faktörlerin doğal sonuçlarından kaçılamıyor maalesef. Her ne kadar düzenli beslenip kilo alınmasa da, devamlı spor yapılsa da meme sarkmasını geciktirmekten öteye geçemeyiz. Ancak ergenlik çağından itibaren uygun sütyen kullanımının yerçekimi etkisine bağlı sarkmayı azalttığı düşünülüyor.

Meme dikleştirme ameliyatı nedir ?



Sarkan memelerin estetik ameliyatla (meme toplama ameliyatı ) dikleştirilmesidir. Meme dikleştirme ameliyatlarında ilk önce hangi teknik kullanılacağına karar verilir. Son zamanlarda teknolojinin gelişmesi ve TIP biliminin ilerlemesiyle yeni teknikler geliştirilmiş olsa da çoğu hastanede klasik teknikler kullanılmaktadır. Hangi tekniğin seçileceğine karar verilirken sarkmanın derecesi, yaş, areola büyüklüğü ve göğüs hacmi belirleyici kriterlerdir. Hastalar genel anestezi altında operasyona alınırlar. Anestezi sonrası meme etrafına kesi atılır. Bu kesiler klasik olarak meme başı çevresine, meme altına doğru ve yanlara doğru olmak üzere üç tiptir. Kesiden sonra meme dokusu daha yukarıya kaldırılır ve meme başları gerekiyorsa kaydırılır. Fazla görünen yağ dokusu çıkarılır.

Meme dikleştirme operasyonu geçirdiğim anlaşılır mı ?



Göğüs dokuları yeniden şekillendirildikten sonra sıklaştırılarak kapatılır. Ameliyat sonrası iz kalıp kalmayacağı herkesin merak ettiği konulardan bir tanesidir. İz kalmadan meme dikleştirmek mümkün değil. Bu konu için başta bahsettiğimiz klasik kesi çeşitlerinden hangisinin kullanıldığı önem arz etmektedir. Genelde meme altına doğru yapılan  kesiler, memenin doğal görünümü ve duruşuyla gizlenmektedir. İzler genelde geçici olmakta ve zamanla belirgin bir şekilde iyileşirler. Bu kesilerin izleri ameliyat sonrası özel tekniklerle minimalize edilmeye çalışılır. Önce pembe olan izler zamanla beyazlayarak az belli olur hale gelirler. Zaten sütyenin içinde kalacağı için görülmezler. Burada karar verilmesi gereken meme formu mu iz mi sorusuna cevap vermek. Ameliyat sonrası göğüslerinizin son halini ödemlerin çekilmesini takiben  görebilirsiniz. Zaman geçtikçe meme dokusu oturacak ve daha güzel bir görünüm alacaktır.

Meme dikleştirme ameliyatı riskli midir ?



Bu hastalarda tüm operasyonlar sonrası görülebilen kanama yani hematom riski vardır. Düzenli olarak bakım yapılmazsa enfeksiyon riski artacaktır. Hastalarda operasyon sonrası göğüs ucu hissinde azalma görülebilir. Meme cildinde renk değişimleri ve cilt bozukluklarıda görülebilir. Anestezik maddelere karşı daha önceden bilinmeyen bir alerji durumu olumsuz sonuçlar doğurabilir. Tabi bunlar çok nadirdir. Son olarak istenmeyen ağrılar olabilir. Eğer sağlıklı bir diyet uygulayıp, spor yaparak sağlıklı bir hayat sürerseniz bu ameliyatın sonuçlarıda çok daha uzun süreli olacaktır. Unutmayın bu ameliyatla kendinize güveniniz yerine gelecek ve gülüşünüze dahi yansıyacaktır.

6 Ocak 2017 Cuma

Botoks Nedir ?

botoks nedir


İnsanlar için sağlık ve estetik son derece önemli yaşamsal parametrelerdir. Daha güzel bir görüntü vermek, sağlıklı bir duruş sergilemek istenir. Hem daha iyi bir ömür için, hem de kişinin hayattan zevk alması için bu konular öne çıkarken, yaşın ilerlemesi ya da farklı sebepler ile beraber vücudun da bu yönde bazı tepkiler verdiği görülebilir. Özellikle de kırışıklıklar ve yer yer çöküntüler insanları kötü ve daha yaşlı gösterebilir. İşte bu noktada da bir takım çözüm yöntemleri geliştirilebilir. Botoks da bu çözüm yöntemlerinden biri olarak dikkat çekmektedir.

Botoks, bir çeşit toksindir. Bu toksin botulinum toksini olarak da bilinir ve bir clostridium botulinum isimli bakteriden elde edilir. Bu toksin uygulaması ile medikal ve kozmetik alanlarda insanlar için fayda sağlanır. En çok da kırışıklık ve çizgilerden kurtulma anlamında bu uygulamalardan istifade edilir.

Botoks ile Çizgilerden Kurtulun

Yüz bölgesinde fazlası ile görülebilen ve yaşın artması ile daha da belirginleşen çizgi ve kırışıklıklar botoks uygulaması ile giderilir. Ameliyata gerek kalmadan bu tür faydalar rahatlıkla sağlanır. Söz konusu yöntem oldukça da kolaydır ve bu denli kolay bir yöntem sayesinde kişiler oldukça genç görünür.

Mimik ve jestler yıllar boyunca kullanılır ve ilgili kaslar da kasılıp gevşerler. Bu noktada çeşitli alışkanlıklar ve genetik faktörler de etki gösterir ve en nihayetinde çizgi ve kırışıklıklar yıllar içinde daha da belirgin bir hal alır. Özellikle de alın bölgesi, kaş araları, gözlerin kenar kısımları ve ağzın çevresinde derin çizgiler daha çok belirginleşir. Hem estetik anlamda kötü bir görüntü veren bu çizgiler, hem de kişinin duygu ve düşüncelerinin farklı yansıtılmasına (örneğin kızgın değilken bile sinirli görünmesine) neden olur. Tüm bunların çözümü ise botokstur.

En Sık Uygulanan Bölgeler

Botoksun işe yaradığını fark etmek en çok alın bölgesinde, kaş aralarında ve göz kenarı kırışıklıkları (ki bunlara kaz ayağı diyoruz), üzerinde mümkün olur. Öte yandan gülme çizgileri ve boyun ile çene kırışıklıklarını da tedavi etmede botoksun etkisi büyüktür. Kimi zaman botoks uygulamalarında estetik dolgu malzemeleri ile kombin yapma durumu da görülebilir.

Başlıca Botoks Türleri


  • Alın Botoksu: Alındaki ve yüzdeki kırışıklıkları gidermek için gerçekleştirilir. Kaş ve göz kapaklarının durumu da bu uygulama öncesi dikkate alınır ve buna göre bir planlama yapılır. Kaş arası botoksu ile alın botoksu genel olarak birlikte uygulanır.
  • Kaş Arası Botoksu: Kişinin sert bir mizaca sahipmiş gibi görünmesinin önüne geçen, doğrudan çehreyi değiştiren bu uygulama ile genç bir yüz görünümü de sağlanır.
  • Göz çevresi botoksu: dudak botoksu, çene botoksu gibi yine bölgesel olan uygulamalar da sıklıkla uygulanırken tüm çizgi ve kırışıklıkların giderilerek daha genç ve daha dinamik bir yüz hattının oluşturulması bu şekilde sağlanır.
  • Terleme botoksu: aşırı terlemesi olan kişilerin el, ayak ve koltuk altı bölgesine uygulanan botoks türüdür. Genelde yaza girmeden, bahar aylarında yapılır. Bütün yaz kişi rahat eder.
Bu bahsettiklerimiz estetik amaçlı uygulanan botoks türleridir. Tıbbi amaçlı kullanımı da bir hayli yaygındır. Bazı paralitik kas rahatsızlıklarının çözümünde ve özellikle migren tedavisinde de yaygın olarak kullanılmaktadır.