30 Mayıs 2016 Pazartesi

Cerrahi kesilerin iyileşmesi ile ilgili kısa bilgiler:

Kötü bir iz

1- Hiçbir cerrahi kesi iz olmadan iyileşmez. Ancak biz estetik cerrahlar izleri vücut kıvrımları içinde gizlemeyi iyi biliriz.

2- Hiçbir cerrahi kesi bir günde iyileşmez. İzin son şeklini alması 1.5 senede olur.

3- Cerrahi işlemden 48 saat sonra iz bölgesi su geçirmez olur. Yani ameliyattan sonra haftalarca yıkanmamak yaraya yarardan çok zarar sağlar.

4- İz bölgesinin gücü ilk 1 ay düşüktür. Bu nedenler ilk bir ayda yapılacak spor aktiviteleri izlerde genişlemeye neden olur. Bu yüzden ilk bir ay spora izin vermiyoruz.

5- Her insanın yara iyileşmesi aynı değildir.

Esmer kişilerde iz bölgesi koyu iyileşme eğilimlidir.
Sigara içenlerde yara iyileşmesi geciktiğinden iz daha belirgin olabilir. Bu nedenle ameliyat öncesi ve sonrası sigaranın kesilmesini öneriyoruz.
Kilolu kişilerde yağ dokusunda bir takım erimeler olup yara iyileşmesini geciktirebilir.
Yaş ilerledikçe de yara iyileşmesi geç olur.
Bazı kişilerde yaralar hipertrofik nedbe ve keloid dediğimiz şekilde fazla iyileşme göstererek daha kabarık olmaya meyilli olabilir. Bunun önceden teşhisi ne yazık ki mümkün değildir.

6- Her vücut bölgesinin yara iyileşmesi aynı değildir.

Kasık koltuk altı gibi katlantı yerlerinin temiz tutulması zor olduğundan yara iyileşmesi zordur.
Ayaklarda kan dolaşımı daha kötü olduğundan yaranın iyileşmesi gecikir. Baş boyun bölgesinde ise yaralar çok çabuk iyileşir.
Derinin göz kapağı, kulak arkası gibi ince olduğu yerlerde yara izi belli belirsiz olurken, sırt gibi kalın derili yerlerde izler daha belirgin olabilir.

7- İzler ilk bir ay içinde deri kalınlığına bağlı olarak kırmızı, daha sert ve bazen kabarık olabilir. Bu dönemde iz kremlerinin üşenmeden kullanılması çok önemlidir. Kremler yuvarlak hareketler ile basarak uygulanmalıdır. Bir başka alternatif de silikon tabakaların kullanımıdır. Bunlar da günde en az 8 saat ize temasta durmalıdır. Şahsi tercihi gündüz terlenme olmayan kişilerin silikon tabakayı kullanması akşamda kremleri uygulamasıdır. Vücut eforu gerektiren işleri olanlar ise silikon tabakayı gece yatarken kullanabilirler.

18 Mayıs 2016 Çarşamba

Burun Estetiği Operasyonu


Estetik görünümüne dikkat eden kişilerin çoğunlukla tercih ettikleri yöntem burun estetiği olmaktadır. Bu operasyon ile burnun yapısı tekrardan şekillendirilmektedir. Ayrıca burun estetiği ameliyatı sayesinde burnu küçültmek, büyütmek, burnun ucunu kaldırmak gibi işlemlerin yapılması sağlanmaktadır. Ameliyat sırasında hastalara genel anestezi verilerek yapılır. Ayrıca toplam operasyon 1,5 ile 2 saat arasında sürmektedir. Operasyonun ardından aynı günün akşamı hastalar evlerine dönebilmektedirler. Ameliyattan sonraki bir hafta içinde hastalar işlerine geri dönebilir ve belli bir süre doktorunun önerdiği biçimde işlerini yapabilir. Burun estetiği ameliyatı genel anestezi altında yapılır dedik ancak lokal anestezi kullanılarak da işlem olabilir. Ama cerrahlar sıklıkla genel anesteziyi tercih ederler. Herhangi bir sağlık sorunu olmadan yapılan estetik ameliyatlarını sigorta karşılamaz. Ancak bir kaza, yaralanma yada solunum güçlüğüne bağlı sorun varsa bu sefer sigorta kapsamına bu tür operasyonlar girmektedir.

Burun estetiği operasyonu gerçekleşmeden önce doktora daha önce yapılan ameliyat varsa söylenmeli, kullanılan ilaçlar, alerji gibi etkenlerde dile getirilmelidir. Doktordan hiç bir şey saklanmamalı bütün merak edilenler sorulmalı endişe bırakacak soru işaretleri kalmamalıdır. Yapılan burun estetiği operasyonundan sonra yüz bölgesinde şişme, burunda ağrı ve halsizlik duyulması normaldir.

Burun Estetiği Ameliyatı Nasıl Yapılmakta?


Anestezinin uygulanması ve operasyon sonrası uyandırılma süresi dahil olmak üzere toplamda 1,5 ile 2 saat arasında sürmektedir. İlk olarak burun deliklerinden kesiler uygulanır ve operasyon bu şekilde başlar. Burnun ucunda, sırtında yada içinde herhangi bir sorun varsa bunlar düzeltilir ardından burnun deliklerine tampon uygulanır. Sonrasında ise burnun sırtına silikon atel yerleştirilerek operasyon sona erdirilir. Operasyon sonrasında yüzde şişmeler, burun ağrısı ve bitkinlik hissedilmesi normal kabul edilip verilen ilaçlar ile bunlar kontrol altına alınırlar.

Burun Estetiği Ameliyatı Tehlikeli mi?


İşinde profesyonel ve deneyimli bir cerrah tarafından yapılan bütün operasyonlarda olduğu gibi burun estetiği ameliyatında da aynı şekilde yapılırsa oluşacak sorunlar en aza indirilmiş olur. Ama yapılan bütün ameliyatlarda risk bulunduğu için hiç tehlike yok diye bir durum söz konusu değildir. Fakat hastalar bakımından rahat bir operasyon olur. Yapılan her cerrahi girişimde kanama ve enfeksiyon riski bulunur. Burun estetiği operasyonunda da her zaman bazı riskler bulunur ama bu riskleri en aza indirmek için cerrahlar elinden geleni yaparlar.

Bir önceki makalemiz "Estetik Cerrah, Medikal Estetik Hekimi, Estetisyen Ayrımı " bahsi geçen mesleklerle ilgili kavram kargaşasını ortadan kaldırmak için yazılmıştır.

12 Mayıs 2016 Perşembe

Estetik Cerrah, Medikal Estetik Hekimi, Estetisyen Ayrımı


Tüm canlılar gibi insanların da ilk güdüsü hayatta kalmaktır. Daha sonra barınmak, ardından üremek gelir. Bunlar temel güdüler. Bütün bunlar hallolduktan sonra sıra yaşamak için şart olmayan ama hayatı süslemeye yarayan güdülere gelir. Takdir görme, beğenilme gibi. Tabi bunlar sadece insanlarda mevcut. Aslında özellikle beğenilme güdüsünün altında eş bularak üreme ve en uygun adayı bulma güdüsü yatar. O yüzden bunu da temel güdüler arasına koyabiliriz. Beğenilmek için güzel olmak gerekir. Bazen doğuştan gelen güzellik sahibiyken bazen de bazı yardımlar almak gerekir. İşte başlıkta bahsettiğim estetik cerrah, medikal estetik hekimi ve estetisyen mesleğine sahip kişiler insanları daha güzel hale getirmek için eğitim almıştır. Bu yazımda sıklıkla birbiriyle karıştırılan bu meslek grupları arasındaki ayrımı anlatacağım.

Estetik Cerrah Nedir?


Asıl ünvanı estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrah olan ama halk arasında kısaca estetik cerrah olarak bilinen gruptur. Plastik cerrah olarak da adlandırılır. Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra 6 yıl uzmanlık eğitimi yapmış kişilerdir. Bu 3 grup içinde cerrahi nosyonu yani ameliyat yapma yetkisi olan tek meslektir. Plastik ve rekonstrüktif cerrahi ile doğuştan veya sonradan hastalık veya kaza sonucu yüzde veya vücutta oluşan bozukluklar düzetilir. Amaç hem güzel hem de fonksiyonel bir yapı elde etmektir. Estetik cerrahi ile ise daha çok göze hoş görünmeyen bölgelerin cerrahi olarak düzeltilmesi yapılır. Tabi fonksiyonel yapıyı bozmadan hatta daha da iyi hale getirerek. Ameliyatsız estetik olarak bilinen botoks, dolgu, mezoterapi gibi işlemleri de estetik cerrahlar yapabilir. Ben de bir estetik cerrahi uzmanıyım.
en iyi estetik cerrah


Medikal Estetik Hekimi Nedir?


Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra 3 aylık bir kurs neticesi kazanılan ünvandır. Medikal estetik sertifikasına sahip bu branşın cerrahi yetkisi yoktur. Ancak ameliyatsız estetik diye adlandırılan işlemleri yapabilirler. Bu meslek grubu başta botoks ve dolgu uygulama işlemi olmak üzere, epilasyon, mezoterapi, prp ve daha pek çok işlemi yapmaya yetkilidirler. Doktor olmaları sebebiyle yetkileri dahilindeki işlemleri güvenle yaptırabilirsiniz.

Estetisyen Nedir?


Kız meslek liselerinin güzellik uzmanlığı veya cilt bakımı bölümlerinden, üniversitelerin 2 veya 4 yıllık saç bakımı veya güzellik uzmanlığı bölümlerinden mezun olmuş kişilerdir. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı onaylı kurslardan da sertifika alarak estetisyen olunabilir. Estetisyenlik, güzellik uzmanlığı ile hemen hemen aynı şeydir. Bu meslek grubu cerrahi işlem veya ameliyatsız estetik dediğimiz botoks, dolgu gibi işlemleri yapamaz. Doktor kontrolünde epilasyon, cilt bakımı yapabilir. Makyaj gibi cilde girişim gerekmeyen işlemleri ise kendi insiyatifi dahilinde yapabilir.

Özetle bu 3 meslek grubu aslında bir bütün olan tüm bu estetik ve güzellik hizmetlerini bir koordinasyon dahilinde yürütürler. Mesleki yetkisi dışında bir işlem yapmak yasaktır ve suçtur. Halkımıza düşen işlem yaptıracağı kişi ve meslek grubu hakkında bilgi sahibi olarak kime ne işlem yaptıracağının bilincinde olmaktır. Yoksa güzel olacağım derken daha da kötü bir sonuçla karşılaşılabilir.

Önceki makalemiz " Göz altı torbalarına çare bulundu mu? " yazısını da okuyabilirsiniz.

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Göz altı torbalarına çare bulundu mu?

Pazar günkü Hürriyet (1 Mayıs 2016) gazetesinde köşe yazarı Ertuğrul Özkök imzalı bir haber okudum. Habere göre bir çok kişinin şikayeti olan göz altı torbalarına çare bulunmuş. Üstelik bu ilacı bulan bir Türk doktor ve ilaç başka bir hastalığın tedavisini ararken tesadüfen bulunmuş. Hatta bu yüzde yine tesadüfen bulunan viagraya atıfta bulunmuşlar. Tabi etki olarak değil bulunma yöntemi olarak. Haberin linki: http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/ertugrul-ozkok_10/goz-alti-torbasi-ile-gelen-sirket-mucizesi_40097359

Göz altı torbalarıyla mücadele eden bir plastik cerrah olarak bu konudaki görüşümü yazmak istedim. Tarihte bir çok ilacın bulunması tesadüfen olmuştur. Penisilin buna örnektir. Yukarıdaki haberde ise glokom yani göz tansiyonuna çare ararken yan etki olarak ortaya çıkan göz altı torbalarının düzelmesi üzerine bu ilaç üzerinde çalışmalar arttırılmış. Gerçekten göz altı torbalarıyla mücadele çok zor. Çoğunlukla genetik yapıya bağlı olarak gelişim gösteren göz altı torbaları 40 yaştan itibaren oluşmaya başlar. Stres, ağır çalışma koşulları, alkol alımı, sürekli uykusuzluk çekme gibi faktörler bunu arttırır.

Alt göz kapağında anatomik olarak 3 adet, üst göz kapağında 2 adet yağ torbası ve göz yaşı bezi vardır. Bu torbaların önünde orbital septum dediğimiz bir perde, onun üzerinde kas tabakası ve en üstte de deri tabakası bulunur. Bu tabakalar son derece incedir. Hatta bazı kişilerde olağandan da erken incelmiş olarak karşımıza çıkar. Bu yüzden 20'li yaşlarda bile alt göz kapağı torbası olan kişilere rastlarız. Biz estetik cerrahların üst göz kapağındaki problemleri halletmesi daha kolayken, alt göz kapağı problemleri daha zor olarak karşımıza çıkar. Alt göz kapağında yapılan cerrahi operasyonlar sonrası komplikasyon riski daha yüksektir. Daha dikkatli işlem yapmak gerekir. Bunun nedeni alt göz kapağının yer çekimine karşı çalışmasıdır.

Belkide bu yeni icat edildiği iddia edilen ilaç göz torbalarını küçülterek cerrahinin daha az travmatik bir hal almasına ya da belki hiç cerrahi işleme gerek kalmayacak bir hale gelmesine neden olacaktır. Tabi bunu zaman gösterecek. Hiçbir ilaç hemen ilk çıktığında süper etkiye sahiptir diyemeyiz. En azından 1-2 yıl geçmesi gerekir ki ilacın hem etkilerini hem de yan etkilerini tam olarak değerlendirebilelim. İnşallah bu ilaç iddia edildiği gibi bir etkiye sahiptir de hem hastalarımız hem de bizim için sıkıntılı olan bir konu kökünden hallolmuş olur.

Bir önceki makalemiz " ameliyat korkusu " ameliyat olmaktan korkanlara yol göstermek için yazıldı.