20 Ekim 2017 Cuma

Yağ Enjeksiyonu Nedir ? Nasıl Yapılır ?


Yağ enjeksiyonu, vücudun başka bir bölümünden liposuction yöntemi ile alınan yağların estetik tedavi amacıyla, dudak, yanak gibi farklı bölgelere enjekte edilmesine dayanan bir uygulamadır.
Yüzdeki kırışıklıkları, sivilce izlerini, yara izlerini azaltmak ve daha genç bir görünüme kavuşmak için etkili bir şekilde kullanılır.

Estetik cerrahlar tarafından yapılan uygulama ile kendi vücudunuzdan alınan yağ ile yüzdeki dolgunluk artırılır, derin kırışıklıklar düzeltilir, dolgun ve şekilli dudaklara kavuşmanız sağlanır.
Kolay bir uygulama olmasına rağmen sonuçlar her zaman garanti edilemez ve göz önünde bulundurulması gereken bazı riskleri vardır.

Hiyalüronik asit gibi sentetik dolgu maddeleriyle kıyaslandığı zaman bazı artıları ve eksiler olduğu görülür. Yağ enjeksiyonları sentetik ürünlerle yapılan enjeksiyonlardan farklı olarak alerjik bir reaksiyon riski oluşturmaz; çünkü yağ dokusu kendi vücudunuzdan alınır. Ayrıca yağ dolguları 4-6 ay arayla 2 seans uygulandığında yıllarca süren bir kalıcılık sağlayabilir.

Yağ enjeksiyonu diğer kozmetik dolguların kullanımından daha kapsamlı bir prosedürdür ve daha uzun sürer; çünkü dolgu sırasında liposuction da yapılması gerekir. Liposuction, enjeksiyonda kullanılacak yağın çıkarılması için vücudun karın, kalça gibi bölgelerine uygulanır.

Uygulama, yaşlanma sürecini durdurmazken, yüz germe, alın / kaş kaldırma gibi daha zor kozmetik cerrahi tedavilere olan ihtiyacı geciktirmeye yardımcı olur. Ayrıca bu tür cerrahi işlemler sonrası daha iyi bir görünüm elde etmek için ek tedavi olarak uygulanır. Bazen de vücutta kalıcı bir estetik uygulama yapmadan önce, nasıl görüneceğini test etmek için prova amacıyla yağ dolgusu kullanılır. Eğer değişiklikten memnun kalınırsa yağ dolgusu eridikten sonra kalıcı estetik işlem uygulanır.
Yağ enjeksiyonuna ihtiyacınız olup olmadığını anlamanın en iyi yolu bir plastik cerrahi uzmanıyla görüşmektir.

Yağ enjeksiyonu vücudun hangi bölgelerine uygulanabilir?


En sık olarak yüz bölgesine uygulanır. Özellikle dudak ve elmacık kemiklerini dolgunlaştırmada sıklıkla tercih edilir. Yüzdeki kırışıklıkların ve yara izlerinin giderilmesinde de başarılı sonuçlar elde edilir. Popo şekillendirmede sıklıkla kök hücre ile zenginleştirilen yağ kullanılır, böylece daha uzun süre kalıcılık sağlanır Meme büyütme işlemi için de bazen yağ enjeksiyonu kullanılmaktadır.

Yağ enjeksiyonu (yüz enjeksiyonu) nasıl yapılır?


Yağ enjeksiyonu genellikle bölgesel anestezi ile yapılan cerrahi olmayan bir prosedür olsa da, liposuction yöntemi ile vücuttan fazla miktarda yağ alınacaksa, bölgesel anestezi ile birlikte sedasyon ve hatta genel anestezi dediğimiz derin uyku da gerektirebilir.

Ameliyattan önce kullanıyorsanız sigarayı, aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçları ve bitkisel takviyeleri doktor kontrolünde bırakmak gereklidir.

Yağ enjeksiyon işlemi genellikle ameliyathane koşullarında yapılır. İşlem, hastaya, enjekte edilen yağ miktarı ve enjeksiyonla birlikte yapılan diğer estetik işlemlere bağlı olarak 30 ila 60 dakika sürer. Bazen daha uzun da sürebilir.

Yağ, ya bir iğne ile ya da özel bir emme kanülü kullanılarak liposuction yöntemi ile, genellikle karın ve kalçadan çekilerek alınır. Alınan yağlar bir santrifüj aletine konularak, arındırma işlemi uygulanır. Arındırılan bu yağlar uygulama yapılması planlanan bölgelere enjekte edilerek işlem tamamlanır. Günümüzde yağı su veya ultrason ile ayrıştırarak daha sağlıklı donör doku imkanları da yaygınlaşmıştır.

Ne tür sonuçlar bekleyebilirim?


Yağ enjeksiyonunuzdan hemen sonuç alırsınız; fakat tedavi edilen bölgelerde şişlik olması nedeniyle başlangıçta çok fazla hacim artışı varmış gibi bir görünüm olabilir. Zamanla şişme azalır ve gerçek sonuçlarınızı kısa süre sonra görebilirsiniz.

Yağ enjeksiyonun etkileri kalıcı mıdır?


Yağ enjeksiyonu kalıcı dolgunluk sağlamaz. 2-3 yıl sonra bazı kişilerde dolgunun %60’ı vücut tarafından emilebilir ve 2. bir seans gerekebilir. 2. seanstan sonra ise ehil ellerde, tekniğine uygun şekilde yapılırsa yıllarca süren bir kalıcılık sağlanabilir.

İyileşme süreci nasıldır?


Yağ enjeksiyonu geçiren kişiler tedaviden hemen sonra normal günlük rutinlerine dönebilir. Yağ alınan ve enjekte edilen alanların zedelenmesi, şişmesi veya buralarda kızarıklık olması muhtemeldir. Bu durum genellikle birkaç hafta sonra düzelir. İyileşme sırasında güneşe maruz kalmamalısınız ve güneşin etkilerinden korumak için güneş kremi kullanmalısınız.

Yağ enjeksiyonu güvenli mi?

Yağ enjeksiyonunun olası komplikasyonları arasında şunlar bulunur:
● Enfeksiyon
● Yağlı kist oluşumu
● Kanama
● Yağ pıhtısı
● Geçici uyuşukluk
● Enjeksiyon bölgesinde geçici morluk
● Uygulama bölgesinde şişlik
● Çok yüzeye enjeksiyon yapılırsa kalıcı cilt renk değişikliği olabilir





1 Mart 2017 Çarşamba

Genital bölgede ne nedir ?

genital bölgede ne nedir


Estetik sektörü sürekli gelişiyor. Yeni yeni yöntemler, yeni yeni cihazlar ve yeni yeni ameliyatlar gündeme geliyor. Son dönemlerde genital estetik başlığı ile gruplayabileceğimiz, kadın genital bölgesinin estetik operasyonları çok revaçta. Birbirinden duyan, bir yerlerde okuyan herkes kendini incelemeye, var olan sorununun çözümü olduğunun farkına varmaya başlıyor. Fakat bizim toplumda genital bölge tabu olduğu için, o bölgede ne nedir, benim sorunumun adı ve tedavisi nasıl olur sorularına tam açıklık getiremiyor. Bu yüzden bu yazımda kadın genital bölgesi hakkında biraz bilgi vereceğim.

Vulva ve vagina


Kadın genital bölgesini iç ve dış olmak üzere ikiye ayırmak mümkün. İç bölgeye vajina yani döl yolu denir ve uterusun alt kısmıyla sonlanır. Cinsel ilişki buradan olur. Girişinde kızlık zarı, son kısmında ise bebeğin döllenmesi ve büyümesi için yaratılmış olan rahim (uterus) vardır. Vajina dışardan bakmakla görünmez, özel tıbbi aletlerle muayene edilebilir.
Dış bölge ise vulva adıyla anılır. İç dudaklar, dış dudaklar, idrar çıkış deliği, klitoris ve mons pubis denen bölümlere ayrılır. Dışardan bakınca çoğunlukla sadece dış dudaklar ve mons pubis denen kıllı, üst bölge görünür. Diğer yapıları görmek için dış dudakları aralamak gerekir.

Genital estetik türleri


İç genital organlardan uterusa herhangi bir estetik işlem yapılmaz. Vajinaya ise daraltma operasyonu uygulanabilir. Özellikle çok sayıda normal doğum yapan hanımların vajinaları genişleyerek, cinsel ilişki esnasında bir takım sorunlara sebep olabilir. İlişkiden zevk almama, ses gelmesi gibi sıkıntılar yaşanır. Tedavisi vajina daraltma ameliyatıdır. Bu konuyla ilgili detayları diğer makalelerimde anlattım.

Dış genital organlardan ise idrar çıkışına ve klitorise estetik bir işlem yapılmaz. Bunlarda sorun olursa üroloji veya kadın doğum uzmanları tarafından tedavi edilirler.

İç dudaklar sarkık ise labioplasti ameliyatı ile kısaltılır. Normalde iç dudakların dışarıdan görünmemesi gerekir. Bazen dış dudakların küçük olması veya iç dudakların büyüyerek sarkması sonucu labium minus dediğimiz iç dudaklar dışardan görünür hale gelir. Görsel olarak rahatsız ettiği gibi mukoza yapısında olduğu için iç çamaşıra sürtünerek tahriş olabilir, enfeksiyon kapabilir. Lokal anestezi ile büyük olan iç dudak kanatları kısaltılarak sorun düzeltilir.

Dış dudaklar küçük ise dolgunlaştırılır. Bazen iç dudakların görünme sorunu bundan kaynaklanır. Dış dudak dolgunlaştırma işlemini genelde kişinin kendi yağıyla yağ enjeksiyonu yaparak ya da dolgu malzemesi kullanarak düzeltiriz. Böylece görsel olarak düzelme olduğu gibi, iç dudaklar da görünmez hale gelir.

Mons pubis dediğimiz üstteki kıllı bölge çok dolgun ise liposuction ile fazla yağlar alınabilir. Karında sarkma varsa, mons pubis de aşağı doğru düşer. Bunu düzeltmek için karın germe yapılırken mons pubis de yukarı asılabilir.

Genel olarak genital bölgede yapılan estetik girişimleri anlatmaya çalıştım. Daha detaylı bilgi için www.defneerkara.com internet siteme başvurabilirsiniz. Benimle ilgili bilgi almak için bir google kutusuna Dr. Defne Erkara yazarak tüm verilere ulaşabilirsiniz.

13 Şubat 2017 Pazartesi

Jinekomasti Ameliyatı Sonrası

jinekomasti ameliyatı sonrası


Günümüzde pek çok erkeğin çeşitli sebeplerden dolayı yaşadığı kadınsı meme büyümesi durumu, artık her rahatsızlık için olduğu gibi bir çözüm yoluna kavuşmuştur. Jinekomasti ameliyatı olarak bilinen bu çözüm her noktası ile önem taşırken, aynı zamanda ameliyat sonrası dönem de merak edilir. Peki, jinekomasti ameliyatı sonrası nelere dikkat etmek gerekir?

Ameliyat Sonrası Dönem


Uygulanacak olan tekniğe bağlı olarak 1 ila 2 saat arasında değişen ameliyat süresi, tüm işlemlerin bitirilmesi ile sonlanır. Ameliyat öncesinde genel anestezi uygulanmış ise hastanın ameliyat sonrası kendisini odasında bulması ve burada uyanması normaldir. Herhangi bir ağrı ya da sızı duyulmayan bu yöntemde uyku sersemliği hissedilebilir. Bu durum ise genel anestezinin bir sonucudur. Ancak aradan geçen birkaç saatin ardından hasta tamamen kendine gelecektir.
Son dönemlerde kullanılan anestezi ilaçları sayesinde artık bulantı ya da kusma belirtileri de kalmamıştır. Hatta jinekomasti ameliyatı olan hastaların kendilerini iyi hissetmeleri halinde ayağa kalkıp dolaşma şansları bile bulunur.
Ameliyatın ardından geçen birkaç saatin sonrasında sıvı gıdalar ile beslenme sürdürülürken, doktor tavsiyesinden de çıkmamak gerekir.
Hasta ameliyat sonrasında göğüslerinde kalan bandajları fark edebilir. Doktorun yapacağı kontrolün ardından eğer uygun bulunursa hasta aynı gün ya da bir sonraki gün taburcu da edilebilir.
Her jinekomasti ameliyatı genel anestezi ile yapılmak zorunda değildir. Kimi ameliyatlarda lokal anestezi de kullanılabilir. Lokal anestezi çok küçük meme büyüklükleri ve dayanıklı hastalar için uygun olabilir ki çok az hasta grubuna uygundur. İşte bu tarz operasyonlar sonrasında ise hasta 1 ya da 2 saat sonrasında bile evine gönderilebilir.

Hastane Sonrası Yaşam


Jinekomasti ameliyatı sonrasında taburcu olmak zaten kolay iken, ameliyat sonrası dönem de çok çabuk ve rahat geçmektedir. Çünkü yatalak hastalar gibi bir zorluk ya da buna benzer sıkıntılar görülmez. Bunun yerine daha serbest bir dinlenme süreci geçirilebilir.
Çok sıkıntılı ağrılar olmadığı gibi vücudu yormayan işler de yapılabilir. Eğer zaman zaman ağrılar yükselirse doktorun önerdiği ağrı kesiciler kullanılabilir. Ancak antibiyotik kullanımı önemlidir ve belirtilen dozajda, belirtilen süre kadar bu antibiyotikler kullanılır.
Evde geçirilen üçüncü günde banyo da yapılabilir. Hatta her gün yapılan banyo vücut için de yararlı olacaktır. Çünkü vücudun temiz tutulması ile mikropların uzak olması ve enfeksiyon riskinin düşürülmesi gibi sonuçlar elde edilmeye çalışılır.
Ameliyat sonrası belirlenen tarihte ki bu genelde 1 haftadır, hasta ile doktor tekrar görüşürler. Kontroller bu esnada yapılır.
Ameliyat sonrasında bazı morluklar da oluşabilirken, aslında bunların son derece doğal ve olması gerektiği şekilde meydana geldiği anlaşılmalıdır. Buradan hareketle de hem doğru teşhis koymak, hem de bu teşhise göre doğru müdahalelerde bulunmak son derece önemli ve ciddi bir konuyu meydana getirmektedir.

Sonuç olarak; jinekomasti rahatsızlığı kolay bir ameliyatla tedavi edilebilir. Siz de memelerinizin büyüklüğünden şikayet ediyor ve hatta mayo bile giyemiyorsanız tek tedavisi cerrahi olan bu rahatsızlık için muayene olabilirsiniz.

7 Şubat 2017 Salı

Estetik uygulamalara yaklaşımım

estetik cerrahiye yaklaşımım


Her işte olduğu gibi bizim işimizde de zaman geçtikçe tecrübe artmakta. Yapılan işlemlerin ileri dönem sonuçlarını değerlendirme imkanı da artıyor. Uzun süreli olumlu etkiler bizi memnun ederken yetersiz olduğunu düşündüğünüz işlemleri de daha geliştirme amaçlı destekleme imkanımız artıyor. Anlıyacağız işimiz statik değil. Ancak özellikle malzeme gerektiren estetik işlemlerin uygulanmasında malzeme tutarı bazen istediğimizi gerçekleştirmemize engel olabiliyor. Ne yazık ki estetik işlemde kullanılan malzemelerin  yüzde 99'u yurt dışında üretiliyor. En çok Amerika, İsveç, Almanya ve Fransa  kökenli ürünler uzun yıllardır piyasada olduğundan daha güvenli oluyor. Zaten şahsen bir ürün en azından 2 ile 3 yıl piyasada kullanılmadan pek kullanmak taraftarı değilimdir.

Uzun süreli botoks ve dolgu uygulamalarında genel kanım kombine tedavilerin sonuçlarının daha kalıcı olduğu lehinde. Bu işlemlerin, yüzde yapılan göz kapağı estetiği, burun estetiği, kulak estetiği gibi işlemler ile kombinasyonu ise gençlerde yüzdeki oransal problemleri çözmekte oldukça iyi sonuç verir. Mesela kemerli burun, ince dudak, geride alt çenenin yarattığı profildeki görsel sıkıntı burun estetiği, üst dudak ve alt çeneye dolgu ile ortadan kalkar. Başka bir örnek de üst çene geride, yanaklar belirsiz, alt çene olduğundan büyük görünen hastalarda yanak ve üst dudağa dolgu, burun estetiği ile alt çenenin önde görünümü kamufle edilebilir. Bu işlemlerin kombinasyonu işlemlerin etkinlik süresini ve dozunu arttırır. Sosyal hayata yansıması ise kendine güvenen bireylerdir.

Yaşa göre estetik kombinasyonlar


35 yaş üzeri bireylerde ise yapılan kombine uygulamalar abartısız orantılı bir gençleşme yaratır. Bunda en önemli unsur, bu işe azar azar erken başlamaktır. Bu durumda yapılan işlemler hiç kimsenin gözüne batmadan kişide sürekli iyilik hali yaratır. 40 yaş üzeri orta yüzdeki çökmeler göz altı ve ağız kenarında yoğunlaşır. Bu bölgelere yapılacak dolgular az miktarlarda birbirlerinin etkinliklerini arttırır. Göz çevresi botoks ile göz altı ışık dolgu mükemmel sonuç yaratır. 45 yaşa doğru ise üst ve veya alt göz kapağı estetiği ameliyatının kombinasyonu yüzdeki yorgunluk belirtilerini tamamen siler. 50 yaş üzerinde ise ince hatları olan hastalarda yağ enjeksiyonu ve kaş kaldırma göz kapağı estetiğine eklenen dudak dolgusu gibi uygulamalar çok olumlu etkiler yaratır. Üstelik kişinin kendi doğal yapısı bozulmadan.

Estetik cerrahi 


Estetik cerrahi ameliyatlarında genel yaklaşımım ise öncelikle kişiyi var olan durumundan daha kötüye götürmeyecek tedbirleri almaktır. Hatta yapacağımız ameliyat kişiyi olduğundan daha güzel ve fonksiyonel hale getirmeyecekse o ameliyatı yapmamaktır. Çünkü özellikle estetik ameliyatlarda kişilerin önceliği görsel olarak daha iyi görünme isteği. Mutlu olmak için, zorunlu olmayan bir ameliyata karar veriyorlar. Sonucu en uygun şekilde öngörmeye çalışarak, hastaya izah etmek ve ittifak halinde ameliyat yapmak önemli. Bunu hastaya iyi açıklamak gerekiyor. Yoksa sonuç hayal kırıklığı olabiliyor.

Sonuç olarak; her işte olduğu gibi bizim meslekte de tecrübe hem işi doğru yapmak hem de hasta memnuniyetini sağlayabilmek için çok önemli. Sizinle aynı görüşte olan bir estetik cerrahla yola çıkmanızı tavsiye ediyorum.

24 Ocak 2017 Salı

Kalın derili burunlar

kalın derili burunlarda burun estetiği


Burun ameliyatı ülkemizde en sık yapılan estetik ameliyat. Ülkemizde bu konuda talep çok. Her sosyal sınıftan insan bilhassa da gençler bu ameliyatı yaptırmak amacıyla başvuruda bulunuyorlar. Burun estetiği ülkemizde plastik cerrahi uzmanları ve kulak burun boğaz uzmanları tarafından yapılıyor. Başvurduğunuz her hastanede bu ameliyatı yapan birilerini bulabilirsiniz. Talep çok olunca yapan da çok oluyor demek ki.

Bütün bu anlattıklarımın yanında burun estetiği hem en mutlu eden hem de en mutsuz eden estetik ameliyat. Bu ameliyatı olup çevresi çok değişen ve mutlu olup bunu bütün hayatına yansıtabilen bir çok insan var. Bu sonuçlar bizleri de çok mutlu ediyor tabiki. Bu sonuca bazı burunlarda erişmek oldukça kolay. Yüzün diğer yapıları oldukça orantılı, deri ince ve burun uzun değilse başarılı bir burun estetiğinin iyi olmama şansı düşüktür. Bu durum bizleri de bazen aldatır. Bu tip burunlardan çok diğerlerini kabul edilebilir hale getirmek bizi mutlu etmeli aslında. Ne kadar çok burun ameliyatı yapsanız da bir başkasında farklı bir problem ile karşılaşmamız her zaman olasıdır. Laf aramızda sektörde burun ameliyatı için herkesi kabul etmeyen bir çok hekim var. Aslında bu pek de yanlış bir durum değil. Ama başarı, her burnu yapabilmektedir kanımca.

Burun ameliyatını ikinci kez olan sayısı da az değil. Bunun çok çeşitli nedenleri var. Bazen doktor, bazen hasta kaynaklı olabiliyor bu nedenler. Hatta bir aralar zor burunlar ile ilgili bir yazı yazdım. Bu yazı yüzünden beni hala arayıp olduğu ameliyatı değerlendirmemi isteyen çok hasta var.

Birden fazla burun estetiği talebi neden oluyor ?


  1. İlk ameliyat sırasında problem yaşanmış olabilir.
  2. Ameliyat sonrasında erken dönemde travma oluşmuş olabilir.
  3. Burun her aynaya baktığımızda gördüğümüz bir yapı, onu devamlı elimizde olmadan inceliyor olabiliriz. Ya da malum çevremizin yorumları bitmek bilmiyor olabilir.
  4. Üzgünüm bunu söylemek zorundayım, kendini beğenmemezlik hastalığına sahip bir çok insan var. Bu, burundaki problemler düzeltilirse de devam eden ruhsal bir durum. 

Burunlar içinde en problemli olanları da kalın derili olanları. Ameliyat sonrası iyileşmesi daha çok zaman alan ve şişlikleri inene dek insanı çok meşgul eden bu burunlar. Oysa herkesin tahmin etmesi kolay olmalı, bir sivilcenin bile izinin iyileşmesi zaman almaktadır. Ama sabırsızız, hemen sonuç göreceğiz. Ayşe'nin ki Fatma'nın ki hemen belli oldu. Ama Ayşe başka, sen başka, Fatma başka.

Kalın derili burunları 4 sınıfta toplayabiliriz.


  1. Deri altı dokusu kalın burunlar
  2. Derisi kalın, kıkırdakları normal kalınlıkta burunlar
  3. Derisi kalın, kıkırdakları ince burunlar
  4. Derisi kalın ve yüze göre uzun burunlar

1. Deri altı dokusu kalın burunlar

Bu tip burunlarda, kıkırdak kalınlığı çok ince değilse, bu yağlı dokunun uzaklaştırılmasıyla buruna istenilen şekil verilebilir. İnce derili burunlara benzer iyileşme süreci görünür. Kısa süre de nihai şekil belli olur.

2. Derisi kalın, kıkırdakları normal kalınlıkta burunlar

Derinin kalın olması iyileşme süresinin uzamasına ve altta kıkırdak kemik yapıda yapılan onarımların dışarıya aynı ölçüde yansımamasına yol açan bir durumdur. Eğer kıkırdaklar kalınsa bu sıkıntı bir ölçüde aşılabilir. Bu tip burunların kıkırdak yapısını küçültmekten çok belirginleştirmek gerekir. Böylece oluşan şekil deriyi yeterli kadar gererek dışarıdan da görülebilir. İyileşme süresi uzundur. Masajların düzenli tatbiki gerekir.

3. Derisi kalın, kıkırdakları ince burunlar

Bu tip burunlara en şanssız burunlar diyebiliriz. Genellikle bu kişilerde ancak kaburga kıkırdağı gibi dışarıdan konulacak kıkırdaklar ile daha iyi şekil elde edilebilir. Bu da ilk kez burun ameliyatı yaptıracak bir kişinin tercihi olmuyor tabiki. Bu durumda belki hiç ameliyat olmamak daha uygun olur.

4. Derisi kalın ve yüze göre uzun burunlar

Büyük burun, yüzü küçük, zayıf kişileri çok rahatsız eden bir durumdur. Derisi ince olan kişilerde burnu kısaltmaya yönelik girişimler, çoğunlukla aşırı orantısız bir burun olmadığı sürece olumlu sonuç verirken, deri kalın ise bu derinin küçülmesi pek de mümkün olmaz. Deriyi, açık burun estetiği yaptığımızda, burun delikleri seviyesinden kısaltmamız mümkündür. O da belli ölçüde oluyor. Bu nedenle burun şeklini onarmaya yönelik işlemlere ağırlık verip burun uzunluğunu biraz da kabul etmek gerekiyor. Çünkü bu uzunluk çok azaltılırsa bu sefer de deri top şeklinde toplanıyor. Bu da burnu olduğundan daha da büyük gösteriyor.

17 Ocak 2017 Salı

Meme Dikleştirme

meme dikleştirme ameliyatı


Her kadın sağlıklı ve dik memelere sahip olmak ister. Genelde doğum, bebek emzirme, hızlı kilo alımları sonucu oluşan meme sarkması kadınların korkulu rüyasıdır. Bebeklerin emzirilmeye başlanmasıyla hacim olarak büyüyen memeler, bebeklerin sütten kesilmesiyle birlikte atrofiye uğramakta ve doğal olarak sarkmaya başlamaktadır.Yine hızlı kilo alıp veren bayanlarda fazla kilolar verildikten sonra meme dokusu da küçülüp sarkmaktadır.


Memenin sarktığı nasıl anlaşılır ?


Sarkmanın olup olmadığının veya sarkmanın derecesini anlamanın tek ve yegane yolu ayakta duran kişide meme başının nereyi gösterdiğidir. Aşağı ve yukarı yönü gösteren meme uçları sarkmış bir memeyi işaret etmektedir. Meme Sarkmaları hafif, orta ve ileri olmak üzere 3'e ayrılmaktadır.
Eğer sarkıklık meme altı çizgisinin :
1 cm ve daha az altındaysa hafif sarkma
1-3 cm aralığında ise orta sarkma
3 cm den daha fazla ise ileri derece sarkma olarak adlandırılmaktadır.


Meme sarkması engellenebilir mi ?



Hayatta bazı şeyler engellenemiyor, hamilelik, ileri yaş gibi faktörlerin doğal sonuçlarından kaçılamıyor maalesef. Her ne kadar düzenli beslenip kilo alınmasa da, devamlı spor yapılsa da meme sarkmasını geciktirmekten öteye geçemeyiz. Ancak ergenlik çağından itibaren uygun sütyen kullanımının yerçekimi etkisine bağlı sarkmayı azalttığı düşünülüyor.

Meme dikleştirme ameliyatı nedir ?



Sarkan memelerin estetik ameliyatla (meme toplama ameliyatı ) dikleştirilmesidir. Meme dikleştirme ameliyatlarında ilk önce hangi teknik kullanılacağına karar verilir. Son zamanlarda teknolojinin gelişmesi ve TIP biliminin ilerlemesiyle yeni teknikler geliştirilmiş olsa da çoğu hastanede klasik teknikler kullanılmaktadır. Hangi tekniğin seçileceğine karar verilirken sarkmanın derecesi, yaş, areola büyüklüğü ve göğüs hacmi belirleyici kriterlerdir. Hastalar genel anestezi altında operasyona alınırlar. Anestezi sonrası meme etrafına kesi atılır. Bu kesiler klasik olarak meme başı çevresine, meme altına doğru ve yanlara doğru olmak üzere üç tiptir. Kesiden sonra meme dokusu daha yukarıya kaldırılır ve meme başları gerekiyorsa kaydırılır. Fazla görünen yağ dokusu çıkarılır.

Meme dikleştirme operasyonu geçirdiğim anlaşılır mı ?



Göğüs dokuları yeniden şekillendirildikten sonra sıklaştırılarak kapatılır. Ameliyat sonrası iz kalıp kalmayacağı herkesin merak ettiği konulardan bir tanesidir. İz kalmadan meme dikleştirmek mümkün değil. Bu konu için başta bahsettiğimiz klasik kesi çeşitlerinden hangisinin kullanıldığı önem arz etmektedir. Genelde meme altına doğru yapılan  kesiler, memenin doğal görünümü ve duruşuyla gizlenmektedir. İzler genelde geçici olmakta ve zamanla belirgin bir şekilde iyileşirler. Bu kesilerin izleri ameliyat sonrası özel tekniklerle minimalize edilmeye çalışılır. Önce pembe olan izler zamanla beyazlayarak az belli olur hale gelirler. Zaten sütyenin içinde kalacağı için görülmezler. Burada karar verilmesi gereken meme formu mu iz mi sorusuna cevap vermek. Ameliyat sonrası göğüslerinizin son halini ödemlerin çekilmesini takiben  görebilirsiniz. Zaman geçtikçe meme dokusu oturacak ve daha güzel bir görünüm alacaktır.

Meme dikleştirme ameliyatı riskli midir ?



Bu hastalarda tüm operasyonlar sonrası görülebilen kanama yani hematom riski vardır. Düzenli olarak bakım yapılmazsa enfeksiyon riski artacaktır. Hastalarda operasyon sonrası göğüs ucu hissinde azalma görülebilir. Meme cildinde renk değişimleri ve cilt bozukluklarıda görülebilir. Anestezik maddelere karşı daha önceden bilinmeyen bir alerji durumu olumsuz sonuçlar doğurabilir. Tabi bunlar çok nadirdir. Son olarak istenmeyen ağrılar olabilir. Eğer sağlıklı bir diyet uygulayıp, spor yaparak sağlıklı bir hayat sürerseniz bu ameliyatın sonuçlarıda çok daha uzun süreli olacaktır. Unutmayın bu ameliyatla kendinize güveniniz yerine gelecek ve gülüşünüze dahi yansıyacaktır.